Reklam
Reklam

CİMRİ İNSAN

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 10.04.2018
  • 197 kez okundu

Çoğunlukla olumsuz genellemeler yaparız. Karşımızdakinin olumsuz yönlerini genelleriz. Yanlış bir iş ya da davranışını genele yayarız. Her zaman, hep, genellikle gibi sözlerin ardından daha çok eleştiri ve yakınma gelir.
Her zaman süpersin; mükemmel işler yapıyorsun; vallahi bravo, her zaman başarıyorsun; hiç hayal kırıklığına uğratmıyorsun; benim isteklerimi her zaman hatırlıyorsun; her zaman beni düşünüyorsun…
Bunlar güzel genellemeler. Bazen pohpohlama olarak nitelense de bu tür genellemeler kimseyi rahatsız etmez. Aksine karşımızdakinin hoşuna gider. Bu gibi sözleri söylemekten kaçınmamalı. Gerçekçilik terazisini bozmamak koşuluyla yeri ve zamanı geldiğinde söylemeli. Çünkü her insanın övgüye ihtiyacı var. Övülmek, onaylanmak temel ihtiyaçlarımızdan. Ekmek gibi, su gibi, hava gibi.
Olumlu genellemeler insanı daha iyiye yöneltir. Gelişmesini, daha güzel işler yapmasını kolaylaştırır. Özellikle çocukların olumlu ve iyi yönlerini öne çıkarmalı. Her zaman öyle olduklarını söyleyerek her zaman öyle olmalarına yardımcı olmalı.
Sen her zaman en iyiyi yapıyorsun dediğimiz kimse buna itiraz etmez. Her zaman en iyiyi yapmadığını o da bilir elbette. Ama itiraz etmek, bu doğru değil demek aklının ucundan bile geçmez. Yok canım, olur mu hiç, ben ne yaptım ki gibi sözlere aldırmamak gerek. Bunlar itiraz değil nezaket sözleri. İçten içe memnun olmuştur ve olmalıdır da.
Bazen de birine takılmak için genelleme yaparız. Şakalaşmak, espri yapmak, hoşça zaman geçirmek istediğimizde karşımızdakinin bir yönünü iyice abartarak söyleriz. Bu gibi durumlarda kabul edilebilirlik sınırına dikkat etmek gerek. Bir yere kadar abartmalı. O yerden sonrası gücendirebilir, kendini kötü hissetmesine yol açabilir.
İyi ve olumlu genellemeleri pek fazla yapmayız. Biz insanlar bu açıdan cimriyiz. Bunun bazı sebepleri var elbette. Her şeyden önce iyi ve olumlu gelişmeler dikkatimizi pek fazla çekmez. Yanlış olan, riskli ve tehlikeli olanlar daha fazla dikkatimizi çeker. Çünkü tüm canlı türleri gibi bizim de önceliğimiz hayatta kalmak. Tehlikeleri zamanında fark etmeli ki hayatta kalmak mümkün olsun. Bu nedenle yanlışa odaklı olduğumuz söylenebilir.
Olumsuza, kötüye, tehlikeli olana odaklı bir yaşam sürmek üzere tasarlanmış canlılarız. Olumsuzu, kötüyü, tehlikeli olanı şıp diye yakalayan dikkatimiz iyiye ve olumluya karşı o denli duyarlı değil. Bu biraz da kültürel bir özellik. Ancak insan genelde böyle. Farklılıklar bulunmakla birlikte bu özellik hemen her toplumda, her kültürde var.
Olumlu, iyi genellemeleri daha sık yapmalıyız. Abartmadan ve yapay olmadan. Hepimizin iyi sözler işitmeye, yaptıklarımızın beğenilmesine ihtiyacı var. Başarılarımızın, yaptığımız iyi davranışların biraz abartılarak söylenmesinde hiç sakınca yok. Milimetrik değerler verilerek söylenmesi gerekmiyor. Başka bir deyişle iyi genellemeleri kabul edilebilir ölçüde abartabiliriz. Fakat kantarın topuzunu da kaçırmamak gerek. Sözler ve söyleyiş dikkatle seçilmediği takdirde kaş yapayım derken gözlerde soruna yol açabiliriz.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ