Reklam
Reklam

CHP’de Oligarşi !

Kazım Tokuç
Kazım Tokuç
  • 18.03.2019
  • 232 kez okundu

Seçimler yaklaştıkça her cephede hareket var. Basının ilgi odağı ise Muğla Büyükşehir belediye başkanlığı seçimleri .Bütün gözler Büyükşehirde . Bunun en önemli nedeni Osman Gürün’ün CHP içindeki son durumu .Bunu bilmeyende yok artık. Osman Gürün’ün planları doğrultusunda partiden atılan Gazeteci Hüseyin Anıl yazdığı “Muğla Oligarşisi’nin serpilip genişlemesi” adlı kitabında her şeyi ortaya koyuyor. Üçüncü baskısını yapan bu kitap yok satıyor.Gerçekleri öğrenmek açısından bu kitap mutlaka okunmalıdır.

Hüseyin Anıl bakın Osman Gürün’le ilgili ne diyor kitabında :”Muğla oligarşisinin baş aktörü Osman Gürün ,1999 yılında Belediye başkanı seçilmişti .O yıllarda örgüt yapılarının az çok güçlü olduğu hiçbir yerde bu makamlara gelmek isteyen kimsenin aklına genel merkez ataması gelmezdi gelmiyorduda .(Baykalcılık entrikaları dışında)
.O Yıllarda belediye başkanlarımız delege seçimlerine hiç burunlarını sokmazlar ,örgüt işleyişine müdahil olmazdı .”

Osman Gürün’ün örgüt içinde kimseye güvenmediğinden yardımcılığına DYP’li Yavuz Kayı’yı getirmesi de onun renginin işaret fişeği olarak değerlendiriliyor yazarın kitabında . Yazarın ‘Peki kimdir bu oligarşı , kimdir Oligark ? değerlendirmesinden bazı satırbaşları ise şöyle ;

”Parti Oligarşisi ; seçildikleri kamusal alandan güç alan parti içindeki her tür seçim sonucunu etkileme ,yönlendirme ve değiştirme yolunda baskı kurup kullanan yarı gizli her organize yapıya “Parti oligarşisi “ denir .Oligarşik yapılarda üst karar noktalarında iş tutanlarada ‘Oligark’ denir . Oligarşiler parti içi demokrasisinin en büyük en amansız düşmanlarıdır. Bu yüzden hiç şüphe yokki Oligarkların hepsi birer Emek ve kariyer hırsızıdırlar.Oligarşiler parti emeğinin çalındğı!gizli örgütlerdir. Oligarşılar ve Oligarklar kendi kişisel çıkarlar ve kariyer planlamalarını her koşulda en önde tutarlar. (Şimdiki Muğla fotoğrafı bunu veriyor ) deniliyor .
Tabiki bu kitabı okumakta yarar var . CHP’nin neden bu durumlara düştüğü belgelerle anlatılıyor.

CHP nin en önemli belediye başkanlarından Marmaris belediye Başkanı Ali Acar’da neden istifa ederek DSP’den aday olduğunu bir yerel gazeteye verdiği demecinde şöyle anlatıyor; “Muğla’da örgütü avuçlarının içine alanlar ne yazık ki genel merkezde de kendilerine destekçi bulmuşlar. Bunun farkında olan yöneticiler de vardı ama güçleri yetmedi ne yazık ki. Genel Başkan Yardımcısı açık açık ifade etti bu durumu; Osman Gürün, Mürsel Alban ve onların ekibine teslim oldular, istifa restlerini kabul ettiler. Adaylığımı kabul eden bir MYK var. Karar oradan çıkıyor. Parti Meclisi’ne başka bir isim giriyor. İki toplantı arasında, asansörde birileri ismi değiştiriyor. Hatta ismin önce Mehmet Baysal olarak değiştirildiği söylendi bize. Sanırım bir yanlış anlaşılma olmuş aralarında, sonra onu da değiştirip, Mehmet Oktay olarak dikte ettiriliyor. Hukuki bir yanlış da yapıyorlar, çünkü isim değişikliği için yeniden MYK’ya girmesi gerekiyordu. Biz iş bu noktalara gelince ‘bizi kovmaktan beter ettiniz, en azından bir açıklama yapıp hizmetimizden dolayı teşekkür etseydiniz’ diye düşünürken, Genel Merkezden tek bir telefon bile gelmedi.”diyor .CHP’yi Muğla’da Osman Gürün’ün başında olduğu şeytan üçgeni yönetiyor. CHP genel merkezinden teşekkür bekleyen ,Ali Acar CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu tarafından Marmaris mitinginde birde eleştiriliyor .
Osman Gürün son şansı olan 31 Mart Seçimini kazanmak için son beş yılda yapmadıklarını yapacak gibi tekrarlarken ,seçim çalışmalarını sürdürüyor. Yirmi yıl gibi uzun bir sürede Osman Gürün’e oy vermesine rağmen hizmet alamayan seçmen son sözü söyleyecektir.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Behçet Saatçı, adayların içinde en güçlü olanlardan birisi . Behçet Saatcının çıkışını gören Osman Gürün rahatsız olmaya başladı. Behçet Saatcı Basınla buluşmasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken , Behçet Saatcı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un ‘Muğla’da ittifakı Osman Gürün ve milletvekillerimiz baskı yaptığı için olmadı’ sözünü hatırlatarak, ilçelerde CHP ve İyi Parti’nin adaylar çıkarıp, karşısında cumhur ittifakının tek adayla çıktığını ve bu durumun kime yaradığını herkesin çok iyi bildiğini söyledi ve ; “Kimlerin kimin değirmenine su taşıdığı ayan beyan ortadadır” dedi.

Saatcı ;”Ak Parti ve MHP tüm ilçelerde ittifak yapmış tek adayla seçime girerken, CHP ve İyi Parti, Sayın Gürün ve milletvekillerinin Genel Merkeze baskısı sonucu tüm ilçelerde ayrı ayrı adaylar çıkarmıştır. CHP ve İyi Parti’nin farklı adaylarla girdiği seçimin hangi ittifakın değirmenine su taşıyacağı ise aşikardır. Bunları halk gördü. Kararını verdi. 31 Mart akşamı birileri hesap verecek. Muğla halkı ise tarih yazacak” diye konuştu.

Kendisi üzerinde yapılan ‘Buna oy verirseniz başkası seçimi kazanır’ algısının acziyet ve sonucu kabullenmişlik olarak gördüğünü söyleyen Saatcı; “Ben farklı siyasi görüşte insanlardan oy alıyorum. Her siyasi görüşten insanımız şahsıma destek veriyor. Sahada bize verilen bu desteği diğer adaylar da görüyorlar. Ellerine anketler geliyor. Sonuçları ve aradaki farkı görüyorlar. Fark ediyorsanız, tüm adaylar sadece bana eleştirilerde bulunuyorlar. Algı operasyonları, kiralık köşe yazarlarıyla sadece bana saldırılar gerçekleştiriliyor. Bunlar neden? Çünkü halkın bize olan teveccühü ortada. Muğla’da bir halk hareketi var. Kimsenin aradan çıktığı yok”
Bana sorarsanız ‘eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı ‘sözü gerçekleri ortaya koyuyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ