Reklam
Reklam

ASLA KISKANIYORSUN DEME

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 11.09.2018
  • 155 kez okundu

Kıskanan birine “sen kıskanıyorsun, o nedenle bu şekilde düşünüyorsun” denmez, denmemeli. Benzer şekilde “farkında değilsin ama sen kıskandığın için böyle davranıyorsun” demek yangına körükle gitmekten farklı değil. Çünkü kıskanan kişi çoğu kez kıskandığının farkında olmaz veya farkında olsa da kabul etmek istemez. O, sergilediği tepkiler için mantıklı açıklamalar bulmuştur. Kendi kendine bu açıklamaları yapmış ve yine kendi kendine de kabul etmiştir. Kıskanmadığını düşünmektedir.
Kıskandığımız zaman genellikle bunu fark etmeyiz. Ancak gönül meselelerini ayrı tutmak şart. Gönlümüz söz konusu olduğunda kıskanırız ve canımız çok yandığı için de bunun farkında oluruz.
Ya farkında olmadığı için ya da “konduramadığı” için kıskanan kimse durumun bilincinde olmayabilir. Konduramadığı için; çünkü kıskanmak çok da makbul bir duygu değil. Bir güçsüzlük olarak görülebiliyor. Özellikle de erkekler tarafından. Her ne kadar normal ve insanca ise de genellikle onu görmezden gelme eğiliminde oluyoruz. Yok canım, ne kıskanması, çocuk muyum ben!.. Oysa evet, çocuğuz hepimiz. Ne kadar büyürsek büyüyelim içimizde, derinlerde bir yerde mutlaka bir çocuk var.
Kıskanan kişi yukarıda sıralanan sebeplerden dolayı kıskanmadığını, yanlışlara tepki gösterdiğini düşünmeyi sever. Bu düşünüş tarzı ona çekici gelir. Çekici gelir çünkü zayıf ve yetersiz biri olduğunu düşünmesi söz konusu değildir. O kıskanmamakta, sadece olumsuz bir gelişmeye tepki göstermektedir. Karşısına geçip bunun aksini söylemek, onu kıskandığına ikna etmeye çalışmak bir yarar sağlamayacaktır. Üstelik hasarı derinleştirmekten başka bir sonucu olmayacaktır.
Kıskanmak bir duygu. Duygular dünyamız karmaşık bir dünya. Bilim henüz bu dünyanın her yönüne hakim değil. Yaşadıklarımız bizi çeşitli duyguları deneyimlemeye zorlar. Duygularımızı yaratan sebepler oluştuğunda onların ortaya çıkışına engel olamayız. Çünkü bu biyolojik bir olay. Elimizde değil. Yapabileceğimiz tek şey onları yaratan sebepleri önlemeye çalışmak. Ancak bunu başarırsak istemediğimiz duyguları engelleme ya da öteleme şansımız olabilir.
Kıskanan insanlar farklı farklı tepkiler sergiler. Kimi üzüntü ve kaygı okyanusuna dalar gider. İletişimini kısıtlar, üstelik herkesle, sadece kıskandığı kimseyle değil. Kimi hırçınlaşır, katı ve uyumsuz bir kimse olup çıkar. Bazıları ise kıskandığını hiç belli etmez. Hiç bir şey olmamış gibi, her şey süt limanmış gibi işini yapmaya devam eder. İçten içe fırtınalar yaşasa da bunu dışarıdan gözleme olanağı yoktur.
Hemen belirtmekte yarar var, bu tepkiyi veriyorsa çok güçlü bir insandır, şu tepkiyi veriyorsa çok sinsidir gibi çıkarımlar yapamayız. Yanılma olasılığımız yüksektir. Her şeyden önce hem kıskançlığın hem de sonuçlarının son derece olağan olduğunu kabul etmek durumundayız. Kıskanmak, ete kemiğe bürünmüş, adına insan denen canlının doğasında var olan bir duygu. En doğrusu onunla yaşamayı öğrenmeye çalışmak. Yol açabileceği zararları en aza indirmek için çabalamak.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ