Reklam
Reklam

ACABA İNATÇI MIYIM?

Abidin Sönmez
Abidin Sönmez
  • 22.01.2019
  • 483 kez okundu

İnsanın kendine toz kondurması zor. Ayranımızın ekşi olduğunu kolay kolay kabul etmeyiz. Bu bir eksiklik ya da yanlışlık değil. Kendimizde kusur bulmakta zorlanmamız anlaşılır bir durum. Sahip olduğumuz kişiliği korumamız başka nasıl mümkün olabilir ki? Her olumsuz özelliği kendimizde görürsek ortada “ben” diye biri kalmaz. Yaşamak içinden çıkılmaz bir hal alır.
Ayrıca özgüven, özdeğer, özsaygı… Bunlar temel ihtiyaçlarımız; var olabilmemizin temel koşulu. Kendimize duyduğumuz saygıyı koruyabilmek için iyi yönlerimizin farkında olmamız şart. Kötü ve olumsuz yönlerimiz de olacak elbette. Ama ikisini tarttığımızda sonuç bizi memnun etmeli. Başka türlü ayaklarımızın üzerinde durmamız zorlaşır.
Sözü daha fazla dolandırmadan söyleyelim: inatçı olduğumuzu kolay kolay kabul etmeyiz. Ya da başka bir deyişle kolay kolay göremeyiz, fark edemeyiz. “Acaba öyle mi, acaba ben inatçı biri miyim?” sorusu zaman zaman aklımıza gelebilir. Özellikle de inatçı olduğumuzu başkaları söylediğinde. Ama çoğu kez oralı olmayız. Bu tür olumsuz tanımlamaları genellikle reddederiz. Böyle iddialara güler geçeriz. Ya da iddia sahibine haddini bildirecek güzel sözler buluruz.
Hemen belirtelim; inatçılık başka, sebat, azim, vb. kavramlar başka. Kararlı olmak, sebat etmek, alınmış bir kararı yerine getirmek için yılmadan çalışmak… Bunlar inatçılıkla aynı gibi düşünülebilir ama değil. İnatçılık dendiğinde daha çok gereksiz yere, anlamsız şekilde, sebepsiz olarak ayak direme anlaşılır. Yani istenmeyen bir davranış. Oysa azim öyle değil, herkesin sahip olmak istediği bir özellik.
İnatçı bir insan olup olmadığımızı merak edersek bu soruyu kendi kendimize yanıtlamaya çalışabiliriz. İnatçı bir kimse nasıl bir kişiliğe sahip, ne tür alışkanlıkları var, nelere önem verir, nelere katlanamaz… Aşağıda sıralanan soruların yararı olabilir:
Görüş değiştirmekte zorlanıyor muyum? Getirilen her öneriye, ortaya atılan her fikre karşı çıkıp yanlış olduğunu kanıtlamaya uğraşıyor muyum? Kabul etmediğim bir konuda beni ikna etmeye çalışan olursa bunu nasıl karşılıyorum, öfkeleniyor muyum? Hemen her konuda fikir ayrılığım oluyor mu? Hatalı olduğumu gördüğüm zaman bunu kabul etmem zor oluyor mu? Beni ikna etmeye çalışan kimselere tepki duyuyor muyum? Yapmak istediğim bir işi ne olursa olsun, kim karşı çıkarsa çıksın yapmakta ısrar ediyor muyum? Fikrimi karşımdakine kabul ettirmekten büyük bir haz duyuyor muyum? Yanlış olduğunu görsem de fikrimden vaz geçmediğim oluyor mu? İyi bildiğime inandığım bir konuda yeni bilgilere kapalı mıyım?…
Bu soruların yanıtları inatçı olup olmadığımız konusunda bir fikir verebilir. Ama ancak fikir verebilir. Unutulmamalı ki insanla ilgili konularda kesin hükümler kurmak olanaksız. Çünkü her zaman istisnalar olabilir. Yani şu soruları yanıtlayayım, eğer puanım altmışın üzerindeyse inatçıyım, altındaysa değilim… Böyle bir cetvel yok. Bu kadar basit değil. İnsan, çok farklı özellikleri bir arada barındırabilen bir canlı. Ama yine de yukarıdaki sorulara vereceğimiz yanıtlar evet ise inatçı olma olasılığımız epeyce yüksek.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ